12 Ocak 2010 Salı

Görmemişin dolmalik biberi olmuş



Gormus oldugunuz dolmalik ve carliston biberleri turk marketinde gordugumde tepkim aynen soyle oldu; gozlerim faltasi gibi acik ve sesli bir sekilde  "AAAA dolmalik bibeeer!", ardindan carlistonlari gordum ve ayni sekilde "carliston bibeeer!" dedim. Sonra poset almak icin basimi yana cevirmemle kasadaki kizin bana bakip guldugunu gormem bir oldu. Tabi kaynar sular tepemden dokuldu o an! Cunku kizin bana guldugunu gorene kadar, o tepkileri sesli olarak verdigimin farkinda degildim :)
Simdi diyeceksinizki, bir insan carliston bibere hatta ozelliklede dolmalik bibere niye bu kadar sevinir ve sasirir? Anlatayim, eger 2,5 yil Amerika'nin turk marketi olmayan bir sehrinde yasamissaniz, ardindan da Avrupa'ya gelip alisma sureci, turk marketlerin yerlerinin ogrenilmesi, vs. derken gecen onca ayin ardindan hasret kaldiginiz "biber dolmasi" yapiminda kullanilan dolmalik biberleri gorunce iste boyle oluyorsunuz :)
Tabi, oralarda hic mi dolmalik biber yok diyeceksiniz. Var, var ama durumun vehametini nasil anlatsam bilemiyorum. Yani dolmalik biber var ama bizim bildigimiz dolma yapiminda kullanilan ince ve kucuk olanlardan yok! evet yok! kafam kadarlar yaa! kocamanlar! Amerika'da, o koskocaman dolmalik biberlerle dolma yapma gafletinde bulunmustum. Ben bir tane yiyip doymustum, Gokhan'da 1,5 yemisti sanirim. Zaten o da ilk ve son yapisim olmustu :)
Cok sukur simdi turk marketlerin bol oldugu bir yerde yasadigim icin boyle uzucu durumlarla karsilasmiyorum :) Ama oradaki arkadaslarima cok uzuluyorum, bu guzelliklerden mahrum kaldiklari icin  :)  Gerci biz buraya geldigimizde orada bir turk marketinin acildigindan bahsediyorlardi. Insallah boyle sebzeler de satiyordur. Arkadaslarimdan bahsetmisken onlar icin de birkac sey soylemek istiyorum.
"Tuba abla, Huri abla, Cigdem abla, Nergis ve Meryem sizleri cok ozledim, cocuklari da cok ozledim. Sayenizde orada hic yalnizlik cekmedim. Keske yine toplanip hep birlikte vakit gecirebilsek. Oraya ilk gittigimde boyle candan arkadaslar edinecegimi tahmin etmiyordum dogrusu. Allah'a emanet olun."

10 Ocak 2010 Pazar

Kendin pisir kendin ye hediyesi



Gokhan aldi bu hediyeyi. Daha once hic makrome yapmamistim, kagit uzerinde yazanlardan da bir sey anlamayinca internete girip videolara baktim. Ilk yapisim oldugu icin bazi aksilikler oldu tabi. Mesela boncuklari tam ortalayamadim, bir de baglama yeri kotu oldu :) Ama olsun insan kendi yapinca severek takiyor. Yararlandigim video burada.
Bu arada ben "makrame" diye biliyordum ama Turk Dil Kurumu'ndan baktim "makrome" diye yaziliyormus :)

8 Ocak 2010 Cuma

Open Air Museum

Gokhan doktora yapiyor. Universitenin guzelligi, yalnizca ogrencilerini degil ogrencilerinin eslerini de dusunmesi. Gectigimiz yaz universite tarafindan "spouse meeting" adi altinda tanisma, kaynasma, gezme-tozma aktivitesi baslatilmisti. Bir yer ve zaman belirleyip doktora ogrencilerinin esleri olarak  birkac hafta biraraya geldik. Asagidaki fotograflar da yaptigimiz muze gezisinden kalma. Muze eski Danimarka yasantisini anlatiyor.
Eveet, ilk olarak dikis makinasiyla baslayalim :)



Evleri cok guzel!


 
Yattiklari yer cok ilginc. Soguk bir ulke oldugu icin mi boyle bir cozum bulmuslar bilemiyorum ama üç tarafi kapali olan gömme yataklar vardi. Iste fotosu;



kap kacaklar,





ahirlar ve at arabalari,


 

yel degirmeni,



ve son olarakta o guzel giysileri :)


7 Ocak 2010 Perşembe

Kendime giysi tasarliyorum


Hemen soyliyim gordugunuz cizimler bana ait degil. Benim yaptigim ciktilarini almak oldu :) 
Bu aralar kendimce giysi tasarimi yapiyorum. Zevkime gore pardesu bulmak cok zor oluyor benim icin. Ben de bir seyler karaliyorum Turkiye'ye dondugumde diktiririm diye. Kim bilir belki temelli donus yaparsak -ki insallah yapariz-  kendime bir dikis makinasi alip, cizimlerimi kendim dikerim.
Yukaridaki fotoda gordugunuz cizimlere buradan ve buradan ulasabilirsiniz. Birkac siluette burada var(4-7. sayfalar).
not: Hemen ustte linkleri verdim ya "buradan, burada" diye Eda'ya cok tesekkur ederim  :)

5 Ocak 2010 Salı

Yaşasin Hediye!


 
Dun geldi bu hediyeler, hem de taaa Çin'den. Yeniyil tatili dolayisiyla ulkelerine gidenler olmustu. Sagolsun Çin'li arkadaslar bizi unutmayip hediye getirmisler. Bu figurlerin onlar icin anlami varmis. Yanlis hatirlamiyorsam biri bereket biri de şans icinmis. Ben boyle seylere hic inanmam, boyle figurlerden medet ummam o ayri. Ama benim icin onemli olan ne anlama geldikleri degil,  "hediye olmalari" :)   Hediye, insani cok mutlu ediyor :)

2 Ocak 2010 Cumartesi

Dışı kitap içi günlük


Hani gunluk tutariz ya, o gun ne yasadik neler hissettik, vs. Engin Noyan'da gunluk tutuyormus ama ogrendigi, unutmak istemedigi  ayet ve hadisler icin. Bir gun ortaya cikmis ayet ve hadis gunlugu tuttugu ve arkadaslarinin tesvikiyle gunlukler kitaplastirilmis. Yalniz, Engin Noyan'in istegi kitaplastirilsalar dahi gunluklerin gunluk olarak kalmasiymis ve oyle de olmus. Begenerek okudum, tavsiye ederim.

1 Ocak 2010 Cuma

Ask


Hala okumayan kaldi mi bilmiyorum ama ben yine de bloga eklemek istedim. Elif Safak'in okudugum ilk kitabi, Ask. Tavsiye ederim, ben cok begendim. Kitabi bitirdikten uzun sure sonra, kitabin etkisinden kurtulabildim. Sonra da, hemen iki kitabini daha alip okudum. Onlari da cok begendim.


Elif Safak'in butun kitaplarini okumayi dusunuyorum. Sirada Bit Palas ve Araf var.